1 Nisan 2015 Çarşamba

Biraz Sessizlik..

Hep sonlar en acıtanmış gibi değil mi?Geçmezmiş gibi unutulmazmış gibi.Yine birine inanır gibi olduğunda oluşan dürtü peki?Önyargımı yoksa yukardan gelen uzaklaşmanı sağlayan bir his mi?Bilemedim bende be canım neyin doğru neyin yanlış kimin iyi kimin kötü.Kimin değer verdiğini kimin önemsemediğini bilemedim..

Ama gelenekselleşmiş birşey bence bu bende kime içimde ufacık bir inanç oluyorsa o günden sonra o kişiyi kaybediyorum artık insan karşındakini de suçlayamıyo bu kadar olay arkasına tekrar inanma gücünü nerden bulabiliyorum açıkcası onu merak ediyorum.Bitip tükenmez bir inanç...

Anca işte yeni bireylerden korunma çabasına dönüşüyo bu inanç kaçma,uzaklaşma.yalnız kalma fakat yalnız olmaktan da sıkılma, böyle saçma bi durum içerisindeyim işte şimdi.Mutlu görünümlü hatta derine inmediğin de mutlu.Bi o kadar derine indiğinde de çok mutsuz birey oldum çıktım şu edirne de.Sorun ne şehirde ne çevremde bence sorun bende.Hani bi çocuk bisiklete binmeyi çok ister ama sürmeyi bilmez bigün dener ve düşer ama yinede o içindeki bisiklet sürme hevesi gitmez ya işte aynen öyle benim içimde.İçimde yaşadığım duygusallığımla büyüyorum.Her yıl her ay her gün her saat olduğu gibi..

2 yorum:

  1. Bu son yazdığına daha ne denilebilinir ki...seni,beni,bir yerlerinden ufacık ta olsa yara almış, yüreği merhametle atan herkesi anlatmışsın.Diğer yazdıkların da az da olsa hep bi taraf bi hedef hep bi belrli nokta var gibi.. o yüzden bişey diyemem sana ait çünkü..Kalbine sağlık!

    YanıtlaSil
  2. Bu son yazdığına daha ne denilebilinir ki...seni,beni,bir yerlerinden ufacık ta olsa yara almış, yüreği merhametle atan herkesi anlatmışsın.Diğer yazdıkların da az da olsa hep bi taraf bi hedef hep bi belrli nokta var gibi.. o yüzden bişey diyemem sana ait çünkü..Kalbine sağlık!

    YanıtlaSil